16 Haziran 2014 Pazartesi

SELEFİLİK ve IŞİD

http://www.ofhavadis.com/selefilik-ve-isid-makale,873.html




SELEFİLİK VE IŞİD
Kelime anlamıyla Selef, öncekiler, önde olanlar demektir. Selefilikse kitap ve sünnet çerçevesinde hüküm verme, sahabe ve tabiin'in yolundan gitme demektir. Müslüman devletlerin topraklarının genişlemesi, farklı coğrafyalarda farklı kültürlerle karşılaşılması sonucu özden uzaklaşmaların yaşandığı dönemde ortaya atılan ve kelimenin tam anlamıyla 'öze dönüş' diye tarif edebileceğimiz bir yola isim olan Selefilik denmektedir. Kitap ve sünnete göre hüküm verme tabiinin yolunda gitme olan Selefilik ehlisünnetten ne farkı olabilir ki? Elbette hiçbir farkı yoktur.
Başlangıçta ehlisünnet çizgisinde olan Selefilik zamanla dini muhafaza edeceğiz düşüncesiyle Efendimiz (sav) döneminde olmayan her bir şey bidat ilan etmiştir. Günümüzdeki sapkın Selefilik (Cihatçı Selefilik) ayet ve hadisleri nüzul ve geliş sebeplerinden bağımsız ele alınarak yorumlanmış ve muhalefet eden herkesi şirkle suçlanmış hatta daha da ileri giderek selefi olmayanlar tekfirdir, (kâfirdir) tekfir olanlarında katli vaciptir düşüncesini oluşturarak sapıklıkta zirve yapmış bir akımdır. Bu bağlamda IŞID militanlarınca Türkiye de tekfir kabul edilmektedir.
Son zamanlarda İslam adına cihat hareketiyle oluşan İslami terör örgütlerinin sayısı ve faaliyetleri artmaktadır. Nijerya’da Boko Haram, Somali’de El-Şabab, Afganistan’da El Kaide, Suriye’de El-Nusra ve son olarak vahşatte, katliamda diğerler örgütleri aratacak Irak’ta kurulan IŞID. (Irak Şam İslam Devleti)

Kendilerinin Selefi olduklarını iddia eden IŞİD Tikrit’i ele geçirdikten sonra, esir aldığı 2.500 emniyet görevlisinden Şii olduklarını söylenilen 1.700 polisi kurşuna dizerek katletti. Maliki rejimine karşı çıkmadığı gerekçesiyle 12 Sünni Cami İmamını hunharca katletti. İŞID öldürmekle yetinmeyip öldürdüğü insanların iç organlarını çıkarıp ağızlarında parçalayarak bu görüntüleri sosyal medyalarda paylaştı. Tıpkı barbar ortaçağ Avrupa’sında ve İslam’ın nuruyla aydınlanmamış cahiliye Araplarında olduğu gibi. Allah aşkına İslam bunun neresinde öncekiler (sahabe, tabiin) bu vahşetlerin neresinde.

            Teröre başvurulmasını meşru kılacak dinî, siyasi, etnik hiçbir amaç veya ideoloji olamaz. Bu nedenle, hepimizin hayatını yakından tehdit eden terörü lanetlemek, onunla mücadele etmek her şeyden önce bir insanlık görevimizdir. Ancak bu vazifeyi layıkıyla yerine getirebilmek için politikalarının gerekçesi olarak terörden istifade edenlere prim tanımamak gerekir. İslam ve terör kelimeleri yan yana duyunca Aklıma Yusuf İslam’ın şu sözü geliyor. ” İslam’ı ve Kuran-ı tanımadan Müslümanları tanısaydım Müslüman olmazdım.” Evet, dünya İslam’a muhtaç İslam’sa tahkiki manada temsile muhtaç. Yapılan bu vahşetler İslam adına yapıldığı düşünüldüğünde tahribat bir o kadar daha fazla oluyor, terörizm faaliyetleriyle kaybeden hep İslam, kaybedenler hep Müslümanlar oluyor. Zira İslam dini terör dini değildir. Teröristte asla Müslüman olamaz.

                              Mustafa TÜRKYILMAZ
                 http://mustafaturkyilmaz64.blogspot.com.tr/