SELEFİLİK
VE IŞİD
Kelime
anlamıyla Selef, öncekiler, önde olanlar demektir. Selefilikse kitap ve sünnet
çerçevesinde hüküm verme, sahabe ve tabiin'in yolundan gitme demektir. Müslüman
devletlerin topraklarının genişlemesi, farklı coğrafyalarda farklı kültürlerle
karşılaşılması sonucu özden uzaklaşmaların yaşandığı dönemde ortaya atılan ve
kelimenin tam anlamıyla 'öze dönüş' diye tarif edebileceğimiz bir yola isim
olan Selefilik denmektedir. Kitap ve sünnete göre hüküm verme tabiinin yolunda
gitme olan Selefilik ehlisünnetten ne farkı olabilir ki? Elbette hiçbir farkı
yoktur.
Başlangıçta
ehlisünnet çizgisinde olan Selefilik zamanla dini muhafaza edeceğiz
düşüncesiyle Efendimiz (sav) döneminde olmayan her bir şey bidat ilan etmiştir.
Günümüzdeki sapkın Selefilik (Cihatçı Selefilik) ayet ve hadisleri nüzul ve
geliş sebeplerinden bağımsız ele alınarak yorumlanmış ve muhalefet eden herkesi
şirkle suçlanmış hatta daha da ileri giderek selefi olmayanlar tekfirdir, (kâfirdir)
tekfir olanlarında katli vaciptir düşüncesini oluşturarak sapıklıkta zirve
yapmış bir akımdır. Bu bağlamda IŞID militanlarınca Türkiye de tekfir kabul
edilmektedir.
Son
zamanlarda İslam adına cihat hareketiyle oluşan İslami terör örgütlerinin
sayısı ve faaliyetleri artmaktadır. Nijerya’da Boko Haram, Somali’de El-Şabab,
Afganistan’da El Kaide, Suriye’de El-Nusra ve son olarak vahşatte, katliamda
diğerler örgütleri aratacak Irak’ta kurulan IŞID. (Irak Şam İslam Devleti)
Kendilerinin Selefi olduklarını iddia eden IŞİD Tikrit’i ele geçirdikten sonra, esir aldığı 2.500 emniyet görevlisinden Şii olduklarını söylenilen 1.700 polisi kurşuna dizerek katletti. Maliki rejimine karşı çıkmadığı gerekçesiyle 12 Sünni Cami İmamını hunharca katletti. İŞID öldürmekle yetinmeyip öldürdüğü insanların iç organlarını çıkarıp ağızlarında parçalayarak bu görüntüleri sosyal medyalarda paylaştı. Tıpkı barbar ortaçağ Avrupa’sında ve İslam’ın nuruyla aydınlanmamış cahiliye Araplarında olduğu gibi. Allah aşkına İslam bunun neresinde öncekiler (sahabe, tabiin) bu vahşetlerin neresinde.
Teröre başvurulmasını meşru kılacak
dinî, siyasi, etnik hiçbir amaç veya ideoloji olamaz. Bu nedenle, hepimizin
hayatını yakından tehdit eden terörü lanetlemek, onunla mücadele etmek her şeyden
önce bir insanlık görevimizdir. Ancak bu vazifeyi layıkıyla yerine getirebilmek
için politikalarının gerekçesi olarak terörden istifade edenlere prim tanımamak
gerekir. İslam ve terör kelimeleri yan yana duyunca Aklıma Yusuf İslam’ın şu
sözü geliyor. ” İslam’ı ve Kuran-ı
tanımadan Müslümanları tanısaydım Müslüman olmazdım.” Evet, dünya İslam’a
muhtaç İslam’sa tahkiki manada temsile muhtaç. Yapılan bu vahşetler İslam adına
yapıldığı düşünüldüğünde tahribat bir o kadar daha fazla oluyor, terörizm
faaliyetleriyle kaybeden hep İslam, kaybedenler hep Müslümanlar oluyor. Zira
İslam dini terör dini değildir. Teröristte asla Müslüman olamaz.
Mustafa
TÜRKYILMAZ
http://mustafaturkyilmaz64.blogspot.com.tr/
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder